"Mevlana-Aşkın Dansı" İle Evrenselliğe Odaklanmak

Arzu Toğuşlu
2.388 2.336

Öz


İnsanoğlu, doğası gereği iletişim içinde olmadan yaşayamaz. Gerek sözlü, gerek sözsüz
iletişim ile insan sürekli devingen bir etkileşim içindedir. Bir sanat eseri ile kurulan
iletişimde çoğu zaman kültürlerarasılık öne çıkan bir unsurdur. Kültürlerarası iletişim
ise, bir sanat eserinin evrenselliğinin olmazsa olmazıdır. Kültür, toplumdan topluma değişken
öğeleri içinde barındıran bir olgudur. Saussure ise, göstergebilimsel yaklaşım ile bu
değişkenliği en iyi şekilde açıklar. Her sözcüğün, filmin, bir göstereni, yani söz, müzik gibi
izleyiciye yansıyan kısmı, bir de gösterileni yani, izleyicide yarattığı çağrışım vardır. Bu
çalışmada, aynı gösterenin farklı çağrışımları irdelenerek, sanatın evrenselliği, evrensel bir
filozof olan Mevlana aracılığıyla kanıtlanmaya çalışılmaktadır. ‘Mevlana - Aşkın Dansı’
belgeseli aracılığıyla, Hıristiyan, Musevi ve Müslüman olarak üç farklı dine mensup
alımlayıcının Mevlana’ya bakış açısına ve çağrışımlarına odaklanarak, Mevlana’nın şiirleri,
öğretileri ve felsefesi analiz edilecektir. Saussure’ün göstergebilimsel yaklaşımı çerçevesinde
çözümlenen çalışmanın ana fikrini aslında Mevlana’nın dizeleri özetlemektedir: ‘Gel,
gel, ne olursan ol, yine gel’…


Tam metin:

PDF




                                                                                                                        
                         Dergimiz ASOS Index ile taranmaktadır.